london-2254104_1920.jpg
london-530055_1920.jpg
pile-3149078_1920.jpg

 Birleşik Krallığı oluşturan ülkelerden en büyük ve en kalabalık olan ülke İngiltere; Avrupa’nın batısında yer alır. Diğer ülkeler İrlanda, İskoçya ve Galler’den oluşmaktadır. İngiltere’nin kuzeyinde İskoçya, doğusunda Galler ve kuzeydoğusunda da İrlanda bulunmaktadır.

İngiltere’nin resmi dili bugün ve dünyada en çok konuşulan dil olan İngilizcedir. Aksanlar bölgelere göre değişmektedir.

 

LONDRA

 

   Thames Nehri etrafında kurulan zengin tarihi ve muhteşem mimari yapısıyla Londra İngiltere’ye başkentlik etmektedir.  İki bin yıllık geçmişi olan Londra; sanayiden finansa, sanattan müziğe pek çok alanda popüler olmuştur.  Geçmişten bugüne dünyanın her yerinden göç alan şehir, 200’den fazla dilin konuşulduğu kozmopolit yapıya ulaşmıştır. Bu kültürel farklılıklar Londra’yı farklı bir noktaya taşımıştır. Şehirde bütün dünya mutfaklarına ait restoranları bulmak çok kolaydır. Ödüllü restoranlardan Türk mutfağına, Çin mutfağından Fransız mutfağına kadar damak zevkinize uygun yemek kültürünü seçme imkânınız oldukça fazladır. Ayrıca Londra’nın gece hayatı bir o kadar farklı ve eğlencelidir. Ünlü sanatçıların konserlerini izleyebilir, dj performanslarını dinleyebilir ve Londra’nın inanılmaz müzikallerine katılabilirsiniz. Şehir için “Uyumayan Şehir” tabiri kullanmak doğru bir ifade olacaktır.

Londra gece hayatında çok fazla bar ve gece kulüpleri olduğundan akşamınızı geçirmek için çeşitli seçeneğiniz bulunmaktadır. Bundan dolayı bütçenize uygun tercih yapabilme imkanına sahipsiniz.   Genel olarak diğer şehirlere göre her şeyin pahalı olduğu gibi alkol de pahalıdır ve gideceğiniz mekan için günler öncesinden rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir. Gece hayatı özellikle Holborn, SoHo, Camden Town ve Mayfair bölgesinde yoğunlaşmıştır.

 

Londra’da ulaşım ağı çok gelişmiş olup, büyük çoğunlukla Undergroundlarla sağlanır. Sabah 5.30 da faaliyete geçer ve gece yarısına kadar kullanabilirsiniz. Şehirde 6 zone bulunmaktadır. Zone 1 şehir merkezine en yakın, Zone 6 şehrin en uzak noktası olarak belirlenmiştir. Fakat Zone 6’dan kolaylıkla Zone 1’e underground ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Bilet fiyatları ise Zone 1- Zone 6 arası tek yön 4.80-6 Pound arasındadır. Diğer ülkelerden farklı olarak Sherlock dizisinde de çok fazla karşılaştığımız efsanevi siyah Londra taksilerini de kullanabilirsiniz. Taksimetre açılışı 3 Pound olup km başına 5-8 Pound arasında yazar.  Bir diğer önemli alternatif olarak çift katlı kırmızı otobüsleri şehir içerisinde oldukça fazla göreceksiniz. Şehrin her yerine rahatlıkla gidebileceğiniz bir şekilde düzenlenmiştir.  Şehrin en büyük 3 simgelerinden biri olan kırmızı otobüsleri gece yarısı da kullanabilirsiniz.  Duraklarda otobüs saatleri ve güzergah bilgisi bulunmaktadır. Tek yön bilet 2 Pounddur.  Ulaşımda Oyster Kart kullanılmaktadır. Oystera ülkemizde kullandığımız akbil gibi ücret yükleyip kullanabiliyoruz. Kartı 5 Pounda underground istasyonlarından alıp ülkeden ayrılırken tekrardan geri verdiğimizde 5 Pound size geri ödeme yapılır.

Londra’ya Havaalanından ulaşım için Gatwick veya Heatrow havaalanlarından 40-50 dakikalık bir underground ile istediğiniz noktaya en kolay şekilde gidebilirsiniz.

 

 Dil eğitimi alacak öğrenciler için Londra, hem ulaşım hem de sosyal yaşam konusundan en doğru tercihlerden biridir. Öğrenci zorluk çekmeden ulaşım sağlarken, aynı zamanda eğitim süresi boyunca sosyalleşebileceği pek çok alternatif bulunmaktadır.

 

CAMBRIDGE VE OXFORD

 

İngiltere’nin akademik havasını şehre girdiğiniz andan itibaren fark edeceğiniz bir diğer şehirleri Cambridge ve Oxford.     İngiltere’nin güneydoğusunda yer alan, ülkenin tarih ve kültür merkezi Oxford, nüfusunun 3’te 1’ini öğrencilerin oluşturduğu akademik şehirdir. Dünya tarihinin en eski ve en kaliteli okulu Oxford Üniversitesi şehrin en önemli simgelerinden biridir. Farklı kültürden gelen çok fazla öğrenci olduğu için şehrin kültürel çeşitliliği ve renkli ortamını eğitim aldığınız sürece hissedeceksiniz. Oxford’da gece hayatı oldukça aktif ve dolu dolu geçmektedir. Öğrenci şehri olduğu için mekanlar gece geç saatlere kadar açıktır. En ünlü bölgeler George, Brewer, Waltson, Pembroke ve Osney bölgesidir. Her bütçeye uygun mekan bulabilirsiniz.

Oxford’da ulaşım çoğunlukla otobüslerle sağlanmaktadır. Şehrin hemen hemen tamamına otobüs kullanarak gidebilirsiniz. Ulaşımda Smart Kart kullanılır ve tek kullanımlık 1.80 Pounddur. Bir haftalık yaklaşık 15 pound tutmaktadır.

Oxford’a Havaalanından ulaşım için Gatwick veya Heatrow havaalanlarından 25 Pounda otobüslerle ulaşabilirsiniz.

Cambridge, adını dünyanın en iyi üniversitelerinden biri olan Cambridge Üniversitesi ile tanınmaktadır. Londra’ya trenle 50 dk mesafede bulunur ve öğrenciler bir tren mesafesinde Londra’ya ulaşım sağlayabilir. Şehir Oxford ile yapı olarak benzerlik taşımaktadır. Öğrenci ağırlıklı bir şehir olduğu için kültürel çeşitliliği burada da oldukça fazla hissedeceksiniz.

Cambridge’de ulaşım çoğunlukla otobüslerle sağlanmaktadır. Şehrin hemen hemen tamamına otobüs kullanarak gidebilirsiniz. Şehir C1, C3 ve C7 otobüs bölgeleri olarak 3’e ayrılmıştır. Ulaşımda Multi Bus kullanılır ve tek kullanımlık 3.90 Pounddur. Bir haftalık yaklaşık 33 pound tutmaktadır. Diğer tercih edilen seçenek ise bisiklet, şehir içinde ulaşımı kolaylıkla sağlayabilirsiniz.

Cambridge’e Havaalanından ulaşım için Londra’dan National Express ile yaklaşık iki buçuk saatte ulaşabilirsiniz. Bilet fiyatı ortalama 25 Pounddur.

 

LİVERPOOL VE MANCHESTER

 

Liverpool, en misafirperver insanlarına sahip şehir olarak bilinir. Şehir sahil kentinde yer alır. Sahil kenti olmasından dolayı şehrin büyük oranda göç almasına sebep olmuştur. Avrupa’nın en eski Çin Mahallesine sahip olması,  efsanevi The Beatles Grubu üyelerinin bu şehirde doğmuş olması ve dünyaca tanınan Liverpool FC ev sahipliği yapan şehir ve bunların dışında daha bir çok tarihi geçmişinden dolayı İngiltere’nin gözde şehirleri arasına girmektedir.

Geçmiş yıllarda yapılan araştırmalara göre Liverpool dünyada en çok ziyaret edilen 3. Şehir olma özelliğini taşır. Liverpool’un bu sıralamaya girme sebebi ise kültürel dokusu, tarihi yapısı, doğal güzellikleri ve bir çok ünlü isme ev sahipliği yapmış olmasıdır.

Liverpool’da ulaşım çoğunlukla otobüslerle sağlanmaktadır. Bir diğer ulaşım trenlerle yapılmaktadır. 4 Tren hattı bulunur; Nothern Line, Wirral Line , Other Line ve Merseyrail’dir. Sık kullanılan bilet Solo’dur. 1 haftalık ücreti 25 Pound.

Kültürel, ekonomik ve sportif etkileriyle İngilterenin en büyük şehirlerinden biri Manchester İngiltere’nin Kuzeybatısında Irwell Nehri üzerinde yer alır.

Manchester’da ulaşım ücretsiz Metroshuttle bulunur.3 hatta şehrin belirli noktalarına hareket eder ve oradan metroyla ulaşımınızı sağlayabilirsiniz. Metro bileti 5-7 Pound arasındadır.

 

DİĞER POPÜLER ŞEHİRLER

 

İngiltere’nin güney sahillerine indiğimizde dil eğitimi alan öğrencilerin en çok tercih ettiği şehirlerle karşılaşacağız. İklim olarak diğer şehirlere oranla daha sıcak, deniz kenarı ve yeşilliğin içerisinde bir sahil kentleridir. Çok fazla öğrencinin gittiği bu lokasyonda diğer lokasyonlara oranla daha fazla öğrencilerle karşılaşacağız.

Bu şehirler; Worthing, Brighton, Eastbourne, Bournemouth, Hasting ve Southampton. Öğrencilerin yoğunlukla talep ettiği bölgeler olduğu için sosyal yaşam hareketliliği buna eş değer olarak yüksektir. Eğitim alırken sahilinde tadını çıkarabileceği aynı zamanda sosyalleşebileceği bir çok imkan bulunur.

Bu şehirlerde ulaşım otobüsle sağlanmaktadır. Öğrenciler şehir dışına çıkmak isterlerse trenlerle yolculuk yapabilirler. Londra’ya gitmek için ortalama olarak trenle 1-4 saat yolculuk yapmaları gerekmektedir.

Londra’da Yaşamak için 10 Neden

1-Özgürlük, bireye saygı ve kültürel çeşitlilik: Hiç kimse sizin ne giydiğinize, ne yediğinize, nasıl göründüğünüze karışmaz. İnsanlar sizin işinize karışmaz, kendi işine bakar. Mesela okuyorsanız okul ne zaman bitecek, bekarsanız ne zaman evleneceksin, evliyseniz niye hala çocuk doğurmadın, bir çocuğunuz varsa ikinci nerde kaldı gibi sorular soran olmaz.

 Bununla bağlantılı olarak farklı diller, dinler, etnik kökenler, cinsel kimlikler, cinsiyetler, bedenlere saygıyla ve anlayışla yaklaşırlar. İnsanlar kendisinden farklı veya kendisine uygun bulunmayan birine aşık olduğu için sokaklarda öldürülmez, istediği meslekte huzur içinde çalışabilir. Farklılığını gizlemek zorunda kalmaz. “Olduğu gibi görünerek ve göründüğü gibi olarak” yaşayabilir. Londra’da Türkçe de dahil olmak üzere 300’den fazla dil konuşulur. Kültürel çeşitliliğin kültürel zenginlik demek olduğu hep hatırlanır.

 

2-Tatil / seyahat: İsterseniz işten izin almadan, hafta sonu bile Fransa’ya ve Belçika’ya trenle  (Eurostar), diğer Avrupa ülkelerine ise şehrin beş havalimanından birinden uçakla gidebilirsiniz. (Daha uzak olmasına rağmen Türkiye’ye bile haftasonu gidip dönen arkadaşım var. Buralara uçak bileti ve otel promosyonlarını takip ederek uygun fiyatlara seyahat edebilirsiniz. Ayrıca Londra’da dünyanın her yerine, pek çok cazip paket tatil veya uçak + otel paketi seçeneği   bulunuyor. Birkaç ay önceden rezervasyon yapılırsa İngiltere dışındaki lüks  otellerde ucuza konaklama imkanı var mesela.

 

3-Müzeler: İlginç ve en önemlisi ücretsiz müzelere sahiptir. British Museum’da dünyanın dört bir yanından getirilmiş arkeolojik eserleri, National Gallery’de meşhur tabloları, National Portrait Gallery’de Kraliyet ailesi başta olmak üzere, sanat ve spor dünyasından tanınmış İngilizlerin portrelerini, Victoria and Albert Museum’da sanat ve tasarım harikalarını, Science Museum’da bilim-tekniği, Natural History Museum’da canlıları, Museum of London’da Londra tarihini, London Transport Museum’da ulaşım araçlarının tarihini hem de hiç para vermeden, sınırsız inceleme şansınız hep bakidir.

 

4-Kültür-Sanat: Tiyatro, müzik gibi sanat alanlarında İngiltere dünyanın sayılı ülkeleri arasındadır. Müzikalleri New York’la yarışır. Dolayısıyla kültür endüstrisi ve yaratıcı endüstrilerin kalbi de başkent Londra’da atar. Eğer sanatçı, yazar, fotoğrafçı, tasarımcı, şarkıcı, mimar, reklamcı iseniz ilham kaynaklarınız sonsuzdur.  Mimarisi özeldir. 200-300 yıllık binalara sık sık rastlarsınız. Kral Edward, Kral George ve Kraliçe Victoria döneminin yapıları mimari olarak kendine özgü ve birbirinden farklıdır. Bu dallarda eğitim görecekseniz de tavsiyem Londra’ya gelmeniz 

 

5-Moda / yaratıcılık: Biraz da buna bağlı olarak sokaklarda New York ya da Paris’in tersine, sokak modasına uyan, egzantrik insanlar görürsünüz. Her ne kadar smokin Londra’da icat edilmiş olsa da, şık giyimli İngiliz beyefendileri kadar, kendine has, son derece özgür sokak modasına uyan, uyumsuz iki parçayı gözünüze uyumlu göstermeyi başarabilen çok sayıda insan da burada yaşar. En önemlisi siz de böyle giyinebilirsiniz! Kimse size garip gözle bakmaz. Londra pazarlarından vintage giysiler, eski porselen ve gümüşler, lezzetli ve egzantrik yiyecekler alabilirsiniz.

 

6-İnsana ve zamana saygı: Bir yol kapatılacağı ya da toplu taşımada planlanan bir bakım çalışması olacağı zaman en az bir hafta önceden duyurulur, yolcular alternatif yollardan gitmeye teşvik edilir. Mesela bakım çalışması nedeniyle o hafta sonu bir tren hattı kapatılacaksa onun yerine istasyonun önünden aynı yöne giden ücretsiz otobüsler kaldırılır. İnsanlar yolda bırakılmaz. Ayrıca toplu taşıma araçlarında, özellikle de metroda iki dakikalık gecikme olsa bile genelde anons yapılır, gecikmenin nedeni açıklanır ve özür dilenir. İnsan zamanına kıymet verilir. En önemlisi kuyruk / sıra kutsaldır. Kimsenin önüne geçilmez, sıraya kaynak yapılmaz. Yapan da uyarılır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

7-Toplu taşıma: Ucuz değildir ama kalitelidir. Sistemde dakiklik esastır. En pahalı semtlerde yaşayan zenginler bile, “designer” veya lüks mağazalardan (mesela Selfridges gibi) alışveriş yapıp onların poşetleriyle otobüse biniyor bazen. Geçen gün gelişmiş ülke fakirlerin arabaya değil, zenginlerin otobüse bindiği ülkedir diye bir şey okumuştum, aynen o hesap. Otobüslerle ilgili bir-iki nokta daha: yeni kurallara göre bir buçuk saat içinde otobüsler arası aktarma yaparsanız ikinci otobüsünüz bedavaya geliyor. Ayrıca son metro ve otobüsler 00.30’da biter, ancak bu saatten sonra sabaha kadar birçok hatta gece otobüsleri bulunur. Londra’nın yeni Belediye Başkanı Sadık Han sağ olsun, artık bazı metro hatları da Cuma ve Cumartesi geceleri sabaha kadar hizmet veriyor.

 

8-Her şey yavaş da olsa tıkır tıkır işler: Her şey sistemlidir, planlıdır. İşler yavaş (bazen biz Türklere göre çok yavaş! ama düzgün yapılır, adımlar geç ama sağlam atılır. Geç olur, güç olmaz. İnşaat ve yol yapımında da böyledir bu, genel olarak çalışma hayatında da. Bu yüzden hızlı trenlerde insanlar ölmez, şehirlerde döşenen kaldırımlar her yıl yeniden döşenmez veya bir yerinden kırılmaz. Bir işyerine yeni eleman alınacaksa tek değil, en az iki mülakatla, hatta bazen ekstra sınavlarla, testlerle alınır.

 

9-Bölge halkına, semt sakinlerine saygı: Eğer yaşadığınız semtte yeni ulaşım hatları veya kentsel dönüşüm gibi konularda yeni projeler yapılacaksa mutlaka o bölgede yaşayanların fikri alınır, bölge halkına danışılır. Bu projenin sonuçları da şeffaf şekilde ortaya konur. Mesela hala inşaatı süren Crossrail tren hattı projesi için, TfL (buranın İETT’si) kendi emaillerine abone olan herkese bir emaille fikirlerini ifade etmeleri için anket yapmıştı. Benim şu an yaşadığım bölge de kentsel dönüşümden geçiyor, her yerde rezidanslar, kuleler dikiliyor. Ama bunları yapan inşaat şirketlerinden belli aralıklarla eve mektup geliyor, konsültasyon için biz bölge sakinlerini toplantıya çağırıyorlar, fikrimizi söylememizi istiyorlar ve bize bilgi vermeye hazırlar.

 

10-Yeşil Alanlar: Şehrin ortasında kocaman ve çok sayıda park bulunur. Zone 1’de yani merkezde yer alan büyük parkların çoğu eskiden Kraliyet mensuplarının avlanma yerleriymiş, sonra halka açılmışlar. Londra yüz ölçümünün yüzde 47’si yeşil alanmış! Kimse de şehrin ortasında kocaman park var, dur şurdaki ağaçları keseyim de kilise, rezidans, AVM, otel yapayım filan demez. Aptal olduklarından değil, halkın yaşam alanını elinden almamak için. Bu parklara gidince banklarda oturabilir, çimlerde piknik yapabilir (kimse Avrupa’daki ve Türkiye’deki gibi çimlere basmayın demez!), kitap okuyabilir, koşabilir, yürüyüş yapabilir ve sincapları, ördekleri vs izleyip stres atabilirsiniz. Koskoca Londra’da şehir merkezinde bile sincap ve tilki görmek mümkündür. Bazılarının içinde göl ve deniz bisikleti oluyor. Kayık kiralama imkanı da olabiliyor. Yazın bazılarında konserler de düzenlenir. Mesela Hyde Park’ta gittiğimiz Blur konserinde iyi eğlenmiştik. Ünlü İngiliz yazar Charles Dickens’ın deyimiyle “Parklar Londra’nın akciğerleridir.”

london-4395916_edited.jpg
london-2254105_1920.jpg
london-4395916_edited.jpg